Film İzlemeyi Hiç Sevmem

Posted on Sunday, January 4th, 2009 at 11:21


- Bütün aile toplanmış, kuzenler filan, Titanic‘i izliyoruz. Herkes salya sümük ağlıyor. “Olamaz herhalde, aşıklar kavuşur hep, ölecek olamazlar” gibilerinden yorumlar yapılıyor. O sırada sürekli saatine bakıp duran ben sinirimden çatlıyorum. “Lan şu gemi batsa da gitsek!” Yalan mı? Filmin yarısından uzun bir süre boyunca o gemi batamıyor, bizim aşıkların hikayesi sakız gibi uzadıkça uzuyor. Iyy… Batsın o gemi, ölsünler işte. Bu kadar. Zaten Oscar ödüllerini toplamasına tepkim “Lan?!” tarzı bir şey olmuştu.

- Babacımla Filler ve Çimenleri izlemeye gittik. Bir zikim anlamadım. Ben de yanımda oturan çocuğu çimdikleyip durdum film boyunca.

- Kahpe Bizans‘ı sevmiştim, yalan yok!

- Asmalı Konak furyası… Yanımda annem ve yakın bir arkadaşım var. Dizisini çok beğenmeme rağmen, filmde o kadar sıkıldım ki arkadaşımın cep telefonunu aldım ( o zamanlarda benim yoktu tabii ) yılan oynamaya başladım. (Klasik Nokia oyunu hehe)

- Panik Odası beni germişti. Adı üstünde gerilim filmi zaten, değil mi? Değil işte. O kadının kımıl kımıl davranması sinirimi bozmuştu çok.

- Yarından Sonra filmi çok klasikti, tv’de izliyordum, yarısına bile gelmeden bıraktım.

- Million Dollar Baby ciddi mânâda güzeldi. Ah o son sahneleri gereksiz yere uzatmasalardı…

- Sinema salonu tıklım tıklım dolu… Film Babam ve Oğlum. Herkes ağlıyor -ben dahil. Yalnız benim ağlamam her zamanki gibi sinirden. O kadar çok sıkıntıdan patladım ki baktım herkes ağlıyor, ben de bunu fırsat bilip sıkıntıdan ağladım. Sinema salonundan çıktığımda çok rahatlamıştım.

- Kabadayı filmi de beni sinir etti. Ver Karaca’yı herife kurtul işte, ne diye inat yapıyorsun ki? Sen kızı versen, ne eski arkadaşlarına bir şey olacaktı ne başka bir şey. Bu arada filmde herkes Şener Şen‘in oyunculuğunu övmüş. Şener Şen zaten rüşdünü ispat etmiş bir kişi ki, asıl Kenan İmirzalioğlu‘nu övmemiz gerekti bence. Deli Yürek gibi tırışkadan fırışka bir dizide oynadığı için kendisine karşı acayip bir önyargım vardı, Kabadayı ile yıktı bu önyargıyı -hem de mükemmel bir biçimde.

- Yüzüklerin Efendisi‘ni uzun bir süre izlemeyi reddettim. (Kişisel bir mesele) En sonunda bu yaz aldım 3 filmi peş peşe izledim bir gece yarısı oturup. Hep aynı tür savaş sahneleri vardı işte, başka da bir halt yoktu.

- Venedik Taciri güzeldi; büyük ölçüde Al Pacino sayesinde. :) Aşk ve Gurur rezaletti kesinlikle. Keira Knightley‘den “yetenekli” vb diye bahseden kesimi kınıyorum. Pembe dizi mimiklerinden öteye gidememiş ki film boyunca. Yazık, harcanmış güzelim hikaye.

- Transporter ve Tetikçi‘yi izlerken uyuyakaldım.

- O. Çocukları‘nın da başında uyuyakaldım. Daha sonra izlerken sonlarına doğru uyuyakaldım. Üçüncü izlememde filmi tamamlamadım. Beğendim ama. :)

- Koku filmini millet çok beğenirken ben çok güldüm.

Bütün bu film furyasından sıkılıp Issız Adam vb gibi son dönem filmlerinin hiçbirisini izlemedim. İzleyemiyorum film yahu, zorla değil ya?

You can leave a response, or trackback from your own site.

2 Responses to “Film İzlemeyi Hiç Sevmem”

  1. [...] Sevin beni “Kreatif Blogger” (Yaratıcı Blog yazarı) ödülüne layık görmüş. Sinemadan pek hazzetmeyen beni, güzel blogu sayesinde sinemayı takip etmeyi sağlayan Kadir’e bir de buradan teşekkür [...]

  2. [...] İngiliz aksanını bize sevdiren Hugh Grant’dır. Aynı zamanda romantik komedileri de. Ben film izleyemeyen bir insanım. Ona rağmen Hugh Grant’ı izlemeye [...]

Leave a Reply