Bugün otururken bir kafede kulağıma Ajda Pekkan’ın şarkısı çalındı. “Beni aynı eskisi gibi deli sanıyorlar” gibi bir söz vardı şarkıda. Hiç umurumda olmayacak bu söz çok değişik bir şekilde garibime gitti bu defa.
Evet, çoğu insan beni “aynı eskisi gibi” deli sanıyor. Hatta belki de eskisinden daha deli. Çünkü iş gülüp eğlenmeye gelince her zamanki şaklabanlıklarımı yaparım. Başım ağrımıyorsa eğer, mutlaka sesim çıkar, bir şeylere kahkaha atarım.
Ama şimdi dönünce kendime bir bakıyorum. Aslında bütün o neşe eskisi gibi değil, hiç değil. O eski deli ölmüş gitmiş, geri dönemeyecek haliyle. Bir daha asla gözümü karartmam mesela bir aşk için, hatta o aşkın güvensiz alanına hiç girmem. O eskisi gibi deli cesaretim kaçtı gitti çünkü. Nerede hiçbir fikrim yok.
Ertesi gün için plan yapmadan yaşayamıyorum mesela. Not alıyorum, saati saatine yetiştirmeye bakıyorum. “Yarın atlayıp bilmem hangi şehre gidelim” geyiklerine asla gelemiyorum. Halbuki eskiden son anda şehirden şehire gitmelerimizle meşhurduk biz. Şimdi bırak şehri, bir adım ötesine gitmeye enerjim yok.
Eskiden gözlerimi en tepeye dikmişken, bugün daha azıyla yetiniyorum çoğu zaman. Aslında hiçbir zaman çok hırslı biri olmadım, kendime yetenle idare ettim ama içimdeki o azıcık hırs bile kayboldu şimdi. Çoğu şeyi umursamıyorum.
Daha sinirli oldum, eskisi gibi “olsun ya, insanlık hali” demiyorum kimseye. “Diyemem de. İnsan olan böyle davranmaz” diyorum ya yüzlerine, ya içimden.
Eskiden insanları çok severdim. Şimdi uğraşamıyorum, dinleyemiyorum, kaçtıkça kaçıyorum ve aslında hiç de iyi bir şey yapmıyorum. Farkındayım.Ama o “güvenli alanım”dan çıkmamak için her şey. Eskisi gibi herşeyi denemeli, herkesi tanımalıyımın heyecanı yok üstümde. Çoğu zaman susuyor ve düşünüyorum.
Bütün bunların yanında insanların yanında gösterdiğim neşe yapmacık veya yalan değil. Gerçekten çok basit şeylerle mutlu olabiliyorum. Doğal olarak hemen moralim yükseliyor ama dediğim gibi, artık her mutluluğu kendi güvenli alanım sınırları içinde yaşıyorum.
Sonra geriye dönüp onca insana bakıyorum ve Ajda Pekkan’ın dediği gibi “beni aynı eskisi gibi deli sanıyorlar” diye mırıldanıyorum. Ama onlar yalnızca sanıyorlar…
İşte bir pop şarkısından çıkıp geldiğim nokta.
Bugün otururken bir kafede kulağıma Ajda Pekkan‘ın şarkısı çalındı. “Beni aynı eskisi gibi deli sanıyorlar” gibi bir söz vardı şarkıda. Hiç umurumda olmayacak bu söz çok değişik bir şekilde garibime gitti bu defa.
Evet, çoğu insan beni “aynı eskisi gibi” deli sanıyor. Hatta belki de eskisinden daha deli. Çünkü iş gülüp eğlenmeye gelince her zamanki şaklabanlıklarımı yaparım. Başım ağrımıyorsa eğer, mutlaka sesim çıkar, bir şeylere kahkaha atarım.
Ama şimdi dönünce kendime bir bakıyorum. Aslında bütün o neşe eskisi gibi değil, hiç değil. O eski deli ölmüş gitmiş, geri dönemeyecek haliyle. Bir daha asla gözümü karartmam mesela bir aşk için, hatta o aşkın güvensiz alanına hiç girmem. O eski deli cesaretim kaçtı gitti çünkü. Nerede hiçbir fikrim yok.
Ertesi gün için plan yapmadan yaşayamıyorum mesela. Not alıyorum, saati saatine yetiştirmeye bakıyorum. “Yarın atlayıp bilmem hangi şehre gidelim” geyiklerine asla gelemiyorum. Halbuki eskiden son anda şehirden şehire gitmelerimizle meşhurduk biz. Şimdi bırak şehri, bir adım ötesine gitmeye enerjim yok.
Eskiden gözlerimi en tepeye dikmişken, bugün daha azıyla yetiniyorum çoğu zaman. Aslında hiçbir zaman çok hırslı biri olmadım, kendime yetenle idare ettim ama içimdeki o azıcık hırs bile kayboldu şimdi. Çoğu şeyi umursamıyorum.
Daha sinirli oldum, eskisi gibi “olsun ya, insanlık hali” demiyorum kimseye. Diyemem de. “İnsan olan böyle davranmaz” diyorum ya yüzlerine, ya içimden.
Eskiden insanları çok severdim. Şimdi uğraşamıyorum, dinleyemiyorum, kaçtıkça kaçıyorum ve aslında hiç de iyi bir şey yapmıyorum. Farkındayım.Ama o “güvenli alanım“dan çıkmamak için her şey. Eskisi gibi “herşeyi denemeli, herkesi tanımalıyım“ın heyecanı yok üstümde. Çoğu zaman susuyor ve düşünüyorum.
Bütün bunların yanında insanların yanında gösterdiğim neşe yapmacık veya yalan değil. Gerçekten çok basit şeylerle mutlu olabiliyorum. Doğal olarak hemen moralim yükseliyor ama dediğim gibi, artık her mutluluğu kendi güvenli alanım sınırları içinde yaşıyorum.
Sonra geriye dönüp onca insana bakıyorum ve Ajda Pekkan’ın dediği gibi “beni aynı eskisi gibi deli sanıyorlar” diye mırıldanıyorum. Ama onlar yalnızca sanıyorlar…
İşte bir pop şarkısından çıkıp geldiğim nokta.